Platform adına açıklama yapan Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Dönem Başkanı Rıza Tuğrul Karagöz, “basına yansıyan bilgilere göre Rize’de ki boykot nöbeti sırasında başlayan tartışmanın ardından, nöbeti organize eden Sumud Filosu aktivisti Abdüssamet Turan ile Rize’de öğretmenlik yapan Adem Pınar’ın takip edildiği, saldırıya uğradıkları ve zorla bir minibüse bindirilerek götürülmeye çalışıldıkları yönündeki iddialara dikkat çekti.
Çevredeki esnafın müdahalesiyle Turan ve Pınar’ın araçtan çıkmayı başardığı, ardından hastaneden darp raporu aldıkları ve saldırganlar hakkında suç duyurusunda bulundukları aktarılan açıklamada, olayın güvenlik ve MOBESE kameralarına yansıdığı ve adli soruşturmanın sürdüğü belirtildi.
Açıklamada, barışçıl şekilde düşüncesini ortaya koyan ve protesto ya da boykot hakkını kullanan vatandaşlara yönelik tehdit, hakaret, takip, darp veya zor kullanmanın kabul edilemeyeceği vurgulandı.
“Bir protestoya katılmayabilirsiniz. Bir boykot çağrısını desteklemeyebilirsiniz. Ancak hiçbir vatandaşın bir başka vatandaşa şiddet uygulama, onu takip etme veya zorla bir araca bindirmeye çalışma hakkı yoktur” ifadelerine yer verildi.
“Tarihimiz zulüm karşısındaki sorumluluğumuzu hatırlatıyor”
Platform açıklamasında, İslam tarihinde zulüm karşısında insanın sorumluluğuna dikkat çeken ve büyük İslam âlimi İzz bin Abdüsselam’a atfedilen bir rivayete de yer verildi. Filistin ve Gazze’de yaşanan acılar karşısında insanların vicdani tepkilerini barışçıl protesto ve boykot gibi yöntemlerle ortaya koymasının demokratik ve hukuki sınırlar içerisinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, insanların boykot edip etmeme konusunda özgür olduğu, ancak boykot eden kişilere yönelik saldırıların kabul edilemeyeceği ifade edildi.
“Rize’de yaşananlar aydınlatılmalıdır”
Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, Rize’de yaşandığı bildirilen olayın tüm yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu.
Açıklamada, güvenlik kamerası ve MOBESE görüntülerinin incelenmesi, varsa suç teşkil eden eylemlerin faillerinin hukuk önünde hesap vermesi gerektiği belirtilerek, özellikle insanların takip edilmesi, darp edilmesi ve zorla bir araca bindirilmeye çalışıldığı yönündeki iddiaların ciddi olduğu vurgulandı. Yetkili makamların soruşturmayı titizlikle yürütmesi ve kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirilmesi gerektiği kaydedildi.
“Vicdanlarımızı kaybetmeyelim”
Platform açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi: “Zulme karşıyız. Şiddete karşıyız. Tehdide karşıyız. İnsanların düşünceleri nedeniyle hedef alınmasına karşıyız. Filistin ve Gazze’de yaşanan acılar karşısında insanların vicdanlarını ortaya koyma hakkına saygı duyulmasını istiyoruz.
Başta Rize’de saldırıya uğradığı bildirilen vatandaşlarımız olmak üzere, hakkını hukuk içerisinde arayan ve mazlumların yanında olduğunu ifade eden tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.”
Açıklamada, milletin sağduyusuna güvenildiği belirtilerek, şiddet karşısında hukukun ve nefret karşısında insanlığın yanında olunacağı mesajı verildi.

