Enfeksiyon kapan gözlerde yaşarma, sulu ve beyaz akıntı, kızarma, çapaklanma, kuruma ve ışıktan aşırı rahatsızlık olabiliyor. Hastalık 1 hafta-10 gün gibi bir süreden sonra iyileşir. Ancak bazı hastalarda tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme bozukluklarına da sebep olabilir. Ayrıca soğuk hava yüzünden göz çevresinde ciddi hasarlar da görülebilir. Soğuğa maruz kalan ciltte kan dolaşımı yavaşlayarak donma ve morarmalar oluşabilir.
Gözlerde kaşıntıya, sulanmaya, kızarıklığa neden olan soğuk havalar, göz alerjilerine de davetiye çıkardığını, soğuk havalarda göz sağlığına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Kemal Bayrakçeken; kış aylarında göz sağlığını korumak için yapılması gerekenleri anlattı.
Bayrakçeken; “Kış aylarında düşen vücut direnciyle birlikte gözler de hastalıklara açık hale gelir. Bu nedenle göz iltihabından kar körlüğüne kadar birçok tehlike bizi bekler. Soğuk havalarda virüslere bağlı üst solunum yolu Enfeksiyonları da artar. Bu virüsler gözleri de etkileyerek konjonktivit dediğimiz göz iltihabına sebep olur. Bu dönemlerde bakteriyel viral ve alerjik konjonktivitler de artar.
Kış aylarında iş yerleri, okul, sinema, alışveriş merkezleri, toplu taşıtlar gibi kapalı ve kalabalık ortamlarda kalış süreleri mecburi olarak uzadığı için bu gibi göz Enfeksiyonlarının görülme oranın yük oranda artığını belirten Bayrakçeken, Özellikle adenovirüse bağlı faringokonjonktivitler çok kolay bulaşabilen salgın bir hastalıktır. Adından da anlaşılacağı gibi adenovirüsler hem boğaz, hem de göz Enfeksiyonuna neden olduğu için göze solunum yolu ile de rahatlıkla bulaşabilir. Bu yüzden hasta kişilerin havlu yastık kılıfı, mendil gibi eşyalarını diğerlerinden ayırmaları ve başkalarının eşyalarını kullanmamaları gerekir. Hapşırırken, öksürürken mutlaka mendil kullanmalı, eller sık sık yıkanmalı, kalabalık ortamlardan uzak durulmalı, odalar sık sık havalandırılmalı, klimaların bakımı yaptırılarak filtreleri değiştirilmeli virüs özellikle direnci düşük kişileri enfekte edeceğinden beslenme, dinlenme ve uykuya özen gösterilmelidir. Bu gibi hastalıklarda gözlerde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, kaşıntı, ışığa hassasiyet, sarımtırak mukoid akıntı gibi bulgular vardır. Bunları hissettiğimiz zaman hemen bir göz doktoruna muayene olmalıyız.
Kışın ısınma ihtiyacı gereği kapalı ortamlar kaloriferler veya klima ile ısıtıldığından ortamı nemlendirecek ekstra bir girişimde bulunulmazsa hava kuruyarak gözyaşının gözden daha hızlı buharlaşmasına yol açar. Bilgisayarları yoğun kullanan ofis çalışanlarında da kuru göz sendromu görülür. Bunun nedeni bu kişilerin göz kırpma reflekslerinin azalmasıdır. Gözlerde kuruluk hissi, batma, kızarıklık, bazen batma sonrası aniden sulanma (refleks sulanma) görülen belirtilerdir. Kaloriferlere nemlendirici koyarak ya da soğuk buhar üfleyen nebulizatörler kullanılarak ortamın havası yeterli oranda nemlendirilebilir. Eğer kışın kayakla uğraşıyorsak, dağcıysak veya karla kaplı doğada dolaşıyorsak mutlaka kaliteli bir güneş gözlüğü kullanmak gerekir. Çünkü rüzgâr ve kuru hava korneamızı çok etkiler. Uzun süre güneş gözlüğü kullanmadan kayak yapanlarda korneada, tıpkı kaynak ustalarında maskesiz çalıştıklarında oluşan korneal kaynak yanığı benzeri yüzeysel erozyonlar oluşabilir. Bu yüzden kışın bile güneş gözlüğü takmanın sayısız yararları vardır” ifadelerine yer verdi.

