Erzincan Dört yol Kızılay Meydan’ında düzenlenen basın açıklamasını okuyan Yakup Kolat; “Bugün burada yalnızca bir coğrafyada yaşananları değil, insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren büyük bir imtihanı konuşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz” dedi.
Sloganlar eşliğinde yapılan açıklamada Kolat; Gazze’de yaşanan gelişmeler, yalnızca bölgesel bir kriz değil; insanlığın vicdanını, adalet anlayışını ve küresel sistemin samimiyetini sınayan tarihi bir dönüm noktasıdır. 7 Ekim sonrası başlayan süreç, dünyada siyasi, ahlaki ve toplumsal düzlemde derin etkiler oluşturmuş; hak ile zulüm arasındaki çizgiyi daha görünür hale getirmiştir. Gazze’de ilan edilen ateşkes, kısa süreli bir nefes alma imkânı sağlamış olsa da yaşanan yıkımın boyutu ortadadır. Temel yaşam alanları harabeye dönmüş, sağlık altyapısı ağır hasar almış, binlerce insan en temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılmıştır. Evlerine dönen siviller, yokluk ve belirsizlik içinde hayata tutunmaya çalışmaktadır. Bu tablo, insani sorumluluğun ve uluslararası vicdanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir. Bugün dünyada asıl sorgulanması gereken mesele; zulüm karşısında takınılan tavırdır. Çocukların, kadınların ve sivillerin maruz kaldığı acılar karşısında sessiz kalmak, adaletsizliğin sürmesine dolaylı olarak zemin hazırlamaktadır. İnsanlığın en büyük trajedisi, yalnızca yaşanan acılar değil; bu acılar karşısındaki kayıtsızlıktır. Herkesin “birileri bir şey yapsın” diye beklediği noktada, o sorumluluğun aslında hepimize ait olduğu unutulmamalıdır.
Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Gazze halkının insani yardıma olan ihtiyacı daha da aciliyet kazanmıştır. Yaralı ve hastalar için ilaç, aileler için gıda, çocuklar için güvenli yaşam alanları hayati önem taşımaktadır. Bu sebeple tüm vicdan ve merhamet sahibi insanları, Gazze’deki sivillere destek olmaya ve insani yardım çalışmalarına katkı sunmaya davet ediyoruz.
Bu Ramazan’da iftarlarımızı, zekâtlarımızı, fitrelerimizi, fidyelerimizi ve sadakalarımızı Gazze’ye ulaştırma çağrısında bulunuyoruz. Yapılacak her bağış, gönderilecek her destek; bir sofraya lokma, bir yüreğe umut, bir hayata nefes olacaktır. Aynı zamanda uluslararası toplumun, ateşkesin tüm aşamalarına riayet edilmesi ve sivillerin korunması konusunda sorumluluk alması gerekmektedir. Halkların barışçıl ve hukuki çerçevede ortaya koyacağı demokratik tepkiler, adalet talebinin güçlü bir ifadesidir. İnsan haklarını ve uluslararası hukuku esas alan bir duruş, kalıcı barışın tek zeminidir. Gazze meselesi yalnızca bir coğrafyanın değil, insanlığın meselesidir. Bugün burada asıl belirleyici olan; bu süreçte nerede durduğumuz, adaleti mi yoksa sessizliği mi tercih ettiğimizdir. Vicdanı, merhameti ve hakkaniyeti esas alan bir tutum; hem insanlığımızın hem de ortak geleceğimizin teminatıdır.
Basın açıklaması katılımcıların duaları ve destek mesajlarıyla sona erdi.
