Alzheimer hastalığının, beyinde bazı maddelerin birikmesi sonucu birden fazla bilişsel alanın bozulmasına yol açan, kişinin günlük yaşam aktivitelerini zamanla daha fazla engelleyen kalıcı ve ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Ersoy, hastalığın özellikle yaşlılıkla birlikte unutkanlık başta olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara neden olduğunu ifade etti.
Alzheimer Vakaları Yaşla Birlikte Artıyor
Bunama vakalarının yaklaşık yüzde 80’ini Alzheimer hastalığının oluşturduğunu belirten Ersoy, hastalığın genellikle 65 yaş civarında başladığını ve yaş ilerledikçe görülme sıklığının arttığını söyledi.
Hastaların yaklaşık üçte ikisini kadınların oluşturduğunu kaydeden Doç. Dr. Ersoy, dünya genelinde yaklaşık 40 milyon Alzheimer hastası bulunduğunun tahmin edildiğini, Türkiye’de ise 600 bin ile 1 milyon arasında hastanın olduğuna yönelik tahminler bulunduğunu ifade etti.
Alzheimer hastalığının beynin ilerleyici şekilde hasar görmesiyle seyreden ve günümüzde henüz kesin olarak geri döndürülmesi mümkün olmayan bir hastalık olduğunu belirten Ersoy, hastalığın yaygınlığı nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.
Alzheimer’ın öncelikle hafızayı, ilerleyen süreçte ise diğer beyin fonksiyonlarını olumsuz etkilediğini belirten Ersoy, şu bilgileri paylaştı: “İlerleyen yaşla birlikte Alzheimer hastalığının görülme sıklığı artmaktadır. Ancak Alzheimer, normal yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değildir. 65 yaş üstünde demans sıklığı yüzde 5 ila 10 arasında olup, bu oran her 5 yılda bir yaklaşık iki katına çıkmaktadır.”
Bazı Gruplarda Daha Sık Görülüyor
Doç. Dr. Alevtina Ersoy, kadınlarda yaşam süresinin daha uzun olması ve hormonal değişiklikler nedeniyle Alzheimer hastalığının kadınlarda daha sık görüldüğünü belirterek, depresyon geçirenler, kalp ve şeker hastalığı bulunanlar, beyin travması yaşayanlar ve eğitim düzeyi düşük kişilerde de hastalığın görülme riskinin daha yüksek olduğunu söyledi.
Alzheimer Hastalığının 3 Evresi
Alzheimer hastalığının farklı evrelerde ilerlediğini belirten Ersoy, hastalığın belirtilerini şu şekilde sıraladı:
Başlangıç Evresi
Bu dönemde bellek sorunları ön plana çıkıyor. Kişi isimleri unutabiliyor, aynı soruları tekrar tekrar sorabiliyor ve eşyalarını koyduğu yerleri hatırlamakta güçlük çekebiliyor. Eski olaylar genellikle daha iyi hatırlanırken, kişi günlük ev işlerini yapmaya ve çalışıyorsa iş hayatını sürdürmeye devam edebiliyor.
Orta Evre
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte eski olayların unutulması, yön bulma yeteneğinin bozulması ve yeni bilgilerin kısa süre içerisinde unutulması görülebiliyor. Bu dönemde ev işleri, giyinme, tuvalet ve banyo gibi günlük ihtiyaçların karşılanmasında kişinin bağımsızlığı giderek azalıyor.
Son Evre
İleri evrede ise hastalar aile üyelerini ve kendisini tanımakta güçlük çekebiliyor ve tanıdık çevrelerde dahi kaybolabiliyor. Hayal görmesi (Halüsinasyon)Amaçsız gezinme ve tekrarlayıcı hareketler de bu dönemde görülebiliyor.
Kesin Tedavisi Henüz Bulunmuyor
Alzheimer hastalığının kesin bir tedavisinin henüz bulunmadığını belirten Doç. Dr. Ersoy, mevcut tedavi yöntemleriyle hastalığın ilerleme sürecinin yavaşlatılmasının ve bazı belirtilerin şiddetinin azaltılmasının mümkün olabileceğini ifade etti. İlaç tedavilerinin yanı sıra ilaç dışı uygulamaların da önem taşıdığını belirten Ersoy, düzenli uyku, egzersiz, müzik, sanat ve çeşitli bilişsel aktivitelerin hastaların yaşam kalitesine katkı sağlayabileceğini söyledi. Yürüme, koşma, bulmaca çözme ve yeterli sıvı tüketiminin Alzheimer hastalığı riskini azaltabileceğine yönelik çalışmalar bulunduğunu ifade eden Ersoy, sağlıklı beslenmenin de hastalıktan korunmada önemli olduğunu vurguladı.
Sağlıklı Beslenme ve Farkındalık Önemli
Beslenmede doymuş ve trans yağ tüketiminin azaltılması, sebze ve meyve tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Ersoy, doğal besinlerden vitamin D ve yeterli B12 vitamini alınmasının da önem taşıdığını söyledi. Doç. Dr. Ersoy, Alzheimer hastalığına karşı toplumdaki farkındalığın artırılmasının erken tanı ve tedavi süreçlerinde önemli katkılar sağlayacağını belirterek, “Hastalığa karşı toplumda farkındalığın artırılması, hem tanı konulması aşamasındaki hem de tedavi sürecindeki engellerin azaltılmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

