Ülkü Ocaklarından “Türk Asrına Sesleniş” Gecesi

Erzincan Ülkü Ocakları Başkanlığı tarafından Alperen Kekilli, Atilla Yılmaz ve Ali Kınık’ın katılımları ile Erzincan Merkez Kapalı Spor Salonunda “Türk Asrına sesleniş” gecesi düzenlendi.

Ülkü Ocaklarından “Türk Asrına Sesleniş” Gecesi

Erzincan Merkez Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen Türk Asrına Sesleniş gecesine Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, TÜRKAV Genel Başkanı Ebubekir Korkmaz, MHP İl Başkanı Salih Aksu, Ülkü Ocakları Başkanı Vasfi Karatepe, Kamu-Sen Erzincan İl Temsilcisi Kemal Kütük ve davetliler katıldı.

Yoğun ilginin olduğu Türk Asrına sesleniş gecesi saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan Ülkü Ocakları Başkanı Vasfi Karatepe Türk Asrına sesleniş gecemize hoş geldiniz diyerek; “Şehitlerimiz ve gazilerimiz; Aziz Türk Milleti kendi vatanında hür ve huzur içinde yaşasın diyerek can verdiler, kan döktüler. Her defasında şunu ispat ettiler; Bin yıldır Türkiye denilen bu topraklarda, var olma mücadelesinin mirasını devralan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yolcu, misafir veya sığınmacı değildir. Selçukludan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan günümüze devam eden kutlu bir Türk Devletidir.

Türkiye Cumhuriyeti; bir bağış veya lütuf değil, Aziz Milletimizin inancının ve yılmaz iradesinin eseridir. Haklı ve haysiyetli bir mücadelenin son kararı olan Türkiye Cumhuriyeti payidar kalacaktır. Bunun için Ülkücü Türk Gençliği olarak Bilge Liderimizin izinde, Genel Başkanımızın emrinde mücadeleye devam edeceğiz. Türk milleti ne zaman darboğazda kalsa, çıkmaz bir sokağa girse mutlaka içerisinden bir yol gösterici çıkarmayı bilmiştir. Destanda “Bozkurt” olan bu rehberin adı bugün “Ülkücü” olarak yazılmıştır. Yalnız şunu unutmayalım; İstanbul’ un fethinde olduğu gibi bilim ile kahramanlık ruhu, Milli Mücadelede olduğu gibi fedakârlık ile azim bir arada olursa bir ülkücü karakterden bahsedilebilir.

Ülkücüler için vatanı korumak, vatan kurmak veya vatanı kurtarmak kadar şerefli bir görevdir.  Devletimizin yıkılmasına müsaade etmeyecek, bağımsızlığımızdan vazgeçmeyeceğiz,

Ülkü Ocakları Türk-İslam ülküsünün bereketli yurdu, Türklüğe mensubiyet şuuru, İslâm ahlâk ve faziletine bağlılık ve sadakat yuvasıdır.  Ülkü Ocakları tarihtir, binlerce yılın mirasıdır. Türk milletinin geleceğidir.  Müreffeh yarınların hamuru, hürriyetin ve medeniyetin mayası Ülkü Ocakları’dır. Kim hangi rüzgârlara kapılırsa kapılsın, hangi dalgalara yelken açarsa açsın, Bizler Ülkü Ocaklarında yelkenlerimizi ahlak ve faziletle doldurup yeni bir Türk Asrına ilerliyoruz. Çünkü tarih; geç kalanları, geriden bakanları affetmez.  İhmalle geçen zamanların faturası ağır olur bu yüzden oyalanmaya hakkımız yok.  Çok çalışmalı, Türk Asrına her alanda hazır olmalıyız. Dün geçti, dersler çıkarıldı. Eksikleri tamamlayacak, tehditleri bertaraf edeceğiz. Artık önümüze, Türk Asrına bakacağız. Türk gençliğine teklifimiz; ahlaklı bir hürriyet, töreli bir şahsiyet, maddi ve manevi kalkınma, mutlu ve güçlü bir ülke, huzurlu güzel bir gelecek yani Türk Asrıdır. Erzincan Ülkü Ocakları olarak Tanrı, Türk’ e Yâr olsun duamızı dilimizden düşürmeden, Bilge Liderimizin izinde, Genel Başkanımızın emrinde, gençlerimizi Türk Asrına hazırlamaya ve nice yüzyıllar haykırmaya devam edeceğiz: Ne Mutlu Türküm Diyene! Diyerek konuşmasını tamamladı.

Daha sonra Konuşan MHP Erzincan İl Başkanı Salih Aksu, “Bu kutlu gecemizin Türk Dünyasına, Türkiye’mize, Erzincan’ımıza ve teşkilatımıza hayırlı olsun. Kökü asırlar öncesine uzanan ve asırlar sonrasına kadar devam edecek olan mukaddes davamızın yılmaz, yorulmaz, savunucusu ülkü Ocaklarımız var olsun. Bizlerin bir araya gelmesine vesile olduğu için ülkü ocaklarımıza çok teşekkür ederim. Biz MHP olarak küçük emellerini gerçekleştirmek için toplanmış kalabalık değiliz, Biz insanlık tarihi ile başlayan mücadelenin neferleriyiz. Biz Dünyanın menfaatlerini ellerinin tersi ile itmiş, canları ve kanları ile Allah ve vatan davasına kendilerini feda etmiş şehitlerimizin kardeşleriyiz” dedi.

Daha sonra konuşmalarını yapan Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, “Öncelikle programın hazırlanmasında emeği geçen Ülkü Ocakları İl Başkanım ve yönetimine, Ocağımızın her kademesinde görev alan genç kardeşlerime, destek veren, gönül veren tüm Gönültaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hassaten yoğun programlarına rağmen teşrifleriyle bizleri onurlandıran Ülkü Ocakları Genel Başkanımız Sinan ATEŞ beyefendiye ve ekibine Erzincan’ımız ve camiamız adına şükranlarımı sunuyorum.

Ülkü Ocakları İl başkanımızın takdiriyle programımızın adına “Türk Asrına Sesleniş” ismi verilmiştir. Evet! Bu asır Türk’ün dünyaya mührünü vuracağı asır olacaktır. Şüphesiz ki bu mührün sahipleri Türk Milleti’nin beka mücadelesinin savunucuları, dün olduğu gibi bugün de vatanı karşılıksız seven ülkücülerin, ülkü ocaklıların, milliyetçi hareketin mensuplarının mührü vuracağı asırdır! Elli yıllık siyasi birikimimizin, beş bin yıllık devlet töremizin hafızası, saygı değer genel başkanımız Dr. Devlet Bahçeli’ni “Önce Ülkem ve Milletim” şuurudur. Bu hafıza, “Benim aklım hep TÜRKİYEDİR” anlayışıdır. Tarihin her döneminde Türk Milliyetçileri-Ülkücüler hiç bir menfaate tamah etmemiş, minnet duymamış; hak ve adalet ölçüsünden asla taviz vermemiştir. Bu duruş dün böyleydi, bugün böyle, muhakkak gelecekte de aynı şiarla devam edecektir. Çünkü bizler; Cennet mekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in “Hepiniz birer Türk Bayrağısınız! Bu bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.” Nasihatini bir an olsun aklımızdan çıkarmadan mücadelesine devam edenlerdeniz. Bugün burada bu çatı altında toplanmamızı sağlayan bu dava, orta Asya bozkırlarında oğuz atanın töresi, bilge kağanın birliktelik mücadelesi, dede Korkut’un yiğit sesi, Kürşad ve kırk çerisinin uçmağa varış sebebidir. Bu dava, Son Peygamberin yolunu rehber almış ve ona inanmışların davasıdır. Bu dava, Hoca Ahmet Yesevi’nin ve alperenlerinin davasıdır. Bu dava, Pir Sultan Abdal’ın, Yunus Emre’nin, Mevlana’nın davasıdır. Hacı Bektaş’ın gönül semahı, birlik sedası, Akşemseddin’in kutlu duasıdır. Bu dava, Saltuk Buğra Han’ın, Fatih’in, Yavuz’un, Abdülhamit’in davasıdır. Bu dava, Ruhi Kılıçkıranların, Ön kuzuların, İmamoğlularının, zincirin son halkası Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun davasıdır. Bu dava, Çeyan Tepesinde Enver Paşa’nın, Dumlupınar’da Mustafa Kemal’in, nitekim Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in davasıdır. Dava, Anadolu kıtası büyüklüğünde ki dava taşını gediğine koymaktır. Bu dava taşını gediğine koyacak güç ve kudret buradadır! Bu davanın davacıları bu salonu hınca hınç dolduran Gönültaşlarımdır” diyerek konuşmalarını tamamladı.

Konuşmaların ardından sanatçılar Alperen Kekilli, Atilla Yılmaz ve Ali Kınık salonu dolduran konuklara coşkulu dakikalar yaşattılar.

Son dakika haber buldum Spor haberleri