Halk arasında “saman nezlesi” olarak bilinen mevsimsel alerjik rinitin özellikle ilkbahar ve yaz aylarında sık görülen bir üst solunum yolu hastalığı olduğunu belirten Dr. Altıparmak, hastalığın en yaygın nedeninin ağaç, çimen ve yabani ot polenleri olduğunu söyledi. Polenlerin havada yoğun olduğu dönemlerde şikâyetlerin belirgin şekilde arttığını ifade eden Altıparmak, alerjik rinitin yalnızca mevsimsel olmadığını da vurguladı.
Ev tozu akarları, küf mantarları ve evcil hayvan tüyü gibi yıl boyunca maruz kalınan alerjenlere bağlı gelişen “pereniyal” yani yıl boyu süren alerjik rinitin de oldukça yaygın görüldüğünü belirten Altıparmak, iş ortamına bağlı ortaya çıkan “mesleksel rinitin” de önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti. Un, lateks, boya, temizlik ürünleri, kimyasallar ve çeşitli tozlarla temas eden kişilerde iş saatlerinde artan, ortamdan uzaklaşınca azalan burun şikâyetlerinin mesleksel riniti düşündürdüğünü kaydetti.
Dr. Altıparmak, alerjik rinitte en yaygın belirtilerin sık hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve burun kaşıntısı olduğunu belirterek, bu belirtilere çoğu zaman gözlerde sulanma, kaşıntı ve kızarıklığın eşlik ettiğini söyledi. Bazı hastalarda geniz akıntısı, boğazda kaşıntı hissi ve öksürüğün de görülebildiğini ifade eden Altıparmak, özellikle gece artan burun tıkanıklığının uyku kalitesini bozarak gündüz yorgunluğu ve dikkat dağınıklığına neden olabileceğini dile getirdi.
Alerjik rinitin; alerjik bünyeye sahip kişilerde, ailesinde alerji öyküsü bulunanlarda ve çevresel maruziyeti yüksek bireylerde daha sık görüldüğünü belirten Altıparmak, mevsimsel tipte şikâyetlerin belirli dönemlerde ortaya çıktığını, ev tozu akarlarına bağlı alerjilerde ise belirtilerin yıl boyunca sürdüğünü ve genellikle sabah saatlerinde daha belirgin olduğunu söyledi. Mesleksel rinitte ise şikâyetlerin iş ortamıyla ilişkili olmasının ayırt edici özellik olduğuna dikkat çekti.
Tanının hastanın öyküsü ve muayene bulgularıyla konulduğunu ifade eden Dr. Altıparmak, şikâyetlerin hangi dönemlerde arttığı, ne kadar sürdüğü ve hangi ortamlarda ortaya çıktığının önemli ipuçları sağladığını belirtti. Gerekli durumlarda alerji testleri yapılarak sorumlu alerjenin belirlenebildiğini ve tedavinin buna göre planlandığını söyledi.
Tedavide antihistaminik ilaçlar ve burun içi spreylerin sık kullanıldığını belirten Altıparmak, en önemli basamağın korunma olduğunu vurguladı. Polen alerjisi olan kişilerin açık havada geçirilen süreyi sınırlaması, dışarıdan geldikten sonra kıyafet değiştirmesi ve rüzgârlı günlerde pencereleri kapalı tutmasının şikâyetlerin azalmasına yardımcı olacağını ifade etti.
Ev tozu akarlarına bağlı alerjilerde ise yatak çarşaflarının haftada en az bir kez yüksek sıcaklıkta yıkanması, toz tutan eşyaların azaltılması ve ev içindeki nem oranının kontrol altında tutulmasının önemli olduğunu kaydeden Altıparmak, mümkünse evcil hayvanların ev ortamında beslenmemesinin de faydalı olabileceğini belirtti.
Mesleksel rinitte temel yaklaşımın sorumlu madde ile teması azaltmak olduğunu vurgulayan Dr. Altıparmak, iş ortamında koruyucu önlemler alınmasının ve şikâyetlerin işle ilişkisinin fark edilmesinin hastalığın kontrolü açısından önem taşıdığını söyledi.

