Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Programda Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan da video konferans yöntemiyle katılımcılara hitap etti.
Programda konuşan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan’ın birlik ve beraberlik yönüyle Türkiye’ye örnek bir şehir olduğunu belirterek kursiyerlere “Erzincan’a hoş geldiniz” dedi.
“Asıl Mesele Merkezdeki İnsandır”
Konuşmasında bina, program ve müfredatın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Vali Aydoğdu, tüm süreçlerin merkezinde insanın bulunduğunu ifade etti.
Günümüz dünyasında değişmeyen hakikatleri, hızla değişen insana ve dünyaya anlatmanın önemine dikkat çeken Aydoğdu, özellikle dijital çağda büyüyen gençlerle doğru iletişim kurulması gerektiğini belirtti.
Yüz yıl önceki gençlerle bugünün dijital imkânlar içerisinde yetişen gençleri arasında önemli farklılıklar bulunduğunu ifade eden Aydoğdu, sosyal medya, değişen bilgi kaynakları ve yapay zekâ çağında gençlere ulaşabilecek doğru ve etkili bir iletişim dili geliştirilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
Vali Aydoğdu, çağımızın en büyük sorunlarından birinin bilgi eksikliği değil, “dikkat parçalanması” ve güven eksikliği olduğunu söyledi.
Din Görevlilerine Önemli Tavsiyeler
Konuşmasında aday din görevlilerine önemli tavsiyelerde bulunan Vali Aydoğdu, gençlerin sorularından korkulmaması gerektiğini belirterek şu mesajları verdi: “Gençleri kaybetmeyin, kazanın. Sorularından korkmayın. Bir genç soru sorduğunda kapıyı kapatmayın. Aksi hâlde güven ilişkisini kaybederiz. Onlara yukarıdan değil, yanlarından konuşarak gönüllerine dokunun.” Bu çağda temsilin hitabetten daha önemli olduğunu vurgulayan Aydoğdu, söz ile hâl arasındaki mesafenin azaltılması gerektiğini ifade etti. “Derinlik, samimiyet ve temsil esas olsun. Kürsüde veya minberde söylediklerinizi hayatınızda bizzat yaşayın. Zamanın ruhunu okuyun, iletişim dilinizi yenileyin. Yeni bir dine değil, değişen insana ulaşabilecek yeni bir dile ve metoda ihtiyacımız var.” Teknolojinin ve çağın imkânlarının doğru şekilde kullanılması gerektiğini belirten Vali Aydoğdu, hakikatin algoritmalara göre şekillendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Din Görevlisinin En Büyük Gücü İnsan Olmasıdır”
Yapay zekâ ve arama motorlarının bilgi sunabileceğini ancak merhamet, güven, samimiyet ve insani teması sağlayamayacağını ifade eden Vali Aydoğdu, din görevlilerinin en önemli gücünün insanla kurduğu bağ olduğunu dile getirdi.
Aydoğdu, “Üç dakikada konuşun, otuz yıl okuyun” sözleriyle de kısa ve öz konuşabilmenin arkasında derin bir ilim ve birikim bulunması gerektiğine dikkat çekti.
Din görevlilerinin sorumluluk alanının yalnızca camilerle sınırlı olmadığını belirten Vali Aydoğdu, şöyle konuştu: “İmam sadece namaz kıldıran kişi değildir. Mahallesindeki yaşlıyı, genci, hastayı ve dertliyi arayan, toplumuna güven veren kişidir. Sorumluluk alanınız caminin metrekaresi değil, insanın bulunduğu her yerdir.”
“İnsan Hâlâ Samimi Bir Rehbere İhtiyaç Duyuyor”
Konuşmasının son bölümünde çağın hızına karşı istikametin, bilginin yanında hikmetin, bağlantıların yanında muhabbetin ve teknolojinin karşısında vicdan ile irfanın önemine vurgu yapan Vali Hamza Aydoğdu, şunları kaydetti: “Çağlar, teknoloji, aile ve sorular değişse de insanın anlam arayışı, anlaşılma ve sevilme ihtiyacı değişmemiştir. İnsan hâlâ kendisine samimiyetle ‘Yalnız değilsin’ diyecek bir rehbere ihtiyaç duymaktadır.”
Vali Aydoğdu, Diyanet Akademisi’nin yeni akademik döneminin Erzincan, Türkiye, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.


