Karagöz, İsrail yönetiminin aldığı idam kararları ile başta Gazze olmak üzere Filistin toprakları, Lübnan ve İran’da sürdürdüğü saldırgan politikaların insanlık vicdanını derinden yaraladığını belirtti. Uluslararası hukukun, insan haklarının ve temel insani değerlerin hiçe sayıldığını ifade eden Karagöz, yaşananların zulmü dayanılmaz bir boyuta taşıdığını vurguladı.
Gazze’de sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu kaydeden Karagöz, kadınların, çocukların ve masum insanların yaşam haklarının açıkça ihlal edildiğini dile getirdi. Hastaneler, ibadethaneler ve yaşam alanlarının bombalanmasının ise açık bir savaş suçu olduğunu ifade etti.
İsrail yönetiminin uluslararası hukuku tanımayan yaklaşımıyla bölgede kalıcı barışın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirten Karagöz, Batılı ülkelerin çifte standardını da eleştirdi. İnsan hakları söyleminin siyasi çıkarlara göre kullanıldığını ifade eden Karagöz, bu yaklaşımın evrensel değerlerin samimiyetini sorgulanır hale getirdiğini söyledi.
ABD başta olmak üzere bazı Batılı ülkelerin İsrail’e verdiği koşulsuz desteklerin, hukuksuz uygulamaları cesaretlendirdiğini belirten Karagöz, bunun bölgede akan kanı daha da artırdığını kaydetti.
Açıklamada, adalet, insan hakları ve özgürlüklerin belirli toplumlarla sınırlı tutulmasının uluslararası düzenin inandırıcılığına zarar verdiği ifade edildi.
Karagöz, “Haklının yanında olmak, insan olmanın ve vicdan sahibi olmanın gereğidir. Mezhep, kimlik ya da siyasi ayrımlar; mazluma yapılan zulmü görmezden gelmenin bahanesi olamaz” ifadelerini kullandı.
Her türlü sivil hedefli saldırı, toplu cezalandırma politikaları, idam kararları ve insan hakları ihlallerinin en güçlü şekilde kınandığını belirten Karagöz, Filistin halkının temel yaşam haklarının savunulmasının bir insanlık görevi olduğunu vurguladı.
Uluslararası topluma da çağrıda bulunan Karagöz, sessizliğin sona erdirilmesi, çifte standarttan vazgeçilmesi ve kalıcı barış için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Açıklamanın sonunda ise, “Zulüm karşısında susmak tarafsızlık değil, zalimin yanında yer almaktır” ifadelerine yer verdi.

