28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleştirilen ve kamuoyunda “postmodern darbe” olarak anılan süreç, millet iradesine doğrudan müdahale eden, demokrasimizi ve hukuk düzenimizi zedeleyen karanlık bir dönem olarak tarihe geçtiğini belirten Karagöz; 28 Şubat Süreci, seçilmiş hükümete karşı vesayet odaklarının baskı ve yönlendirmeleriyle şekillenmiş; siyaset, bürokrasi, medya ve sermaye üzerinden yürütülen antidemokratik uygulamalarla toplumsal hafızada derin izler bırakmıştır. Bu süreçte inanç, düşünce ve eğitim özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve hürriyetler kısıtlanmış; binlerce vatandaşımız mağdur edilmiş, kamu görevlerinden uzaklaştırılmış, gençlerimizin eğitim hayatı sekteye uğratılmıştır. Demokrasiye balans ayarı vermeye kalkışan anlayış, aslında milletimizin iradesini yok saymıştır.
Erzincan Sivil Toplum Platformu olarak; demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve milli iradenin yanında olduğumuzu bir kez daha güçlü şekilde ifade ediyoruz. Milletimizin özgür iradesi üzerinde hiçbir vesayet odağının tahakküm kurmasına dün olduğu gibi bugün de karşıyız.
Karagöz açıklamasının devamında; Türkiye Cumhuriyeti, geçmişte yaşadığı darbelerden ve vesayet girişimlerinden önemli dersler çıkarmış; demokrasi kültürünü güçlendirme yönünde büyük mesafeler kat etmiştir. Bu bilinçle, benzer karanlık süreçlerin bir daha yaşanmaması için sivil toplum kuruluşlarına önemli sorumluluklar düştüğünün farkındayız.
Erzincan’ımız; birlik, beraberlik ve milli iradeye bağlılığıyla her zaman demokrasinin yanında durmuştur.
Bizler de Erzincan Sivil Toplum Platformu olarak; Hukukun üstünlüğünü, İnsan hak ve özgürlüklerini, Demokratik kazanımları koruma ve geliştirme kararlılığımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. 28 Şubat sürecinde mağduriyet yaşayan tüm vatandaşlarımızı saygıyla anıyor; demokrasimizin güçlenerek yoluna devam etmesini temenni ediyoruz”
